Toplu İş Sözleşmesinin Hükümleri

1. İŞ SÖZLEŞMESİNİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE AYKIRI OLAMAMASI
Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. İş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. TİS in normatif kısmının işsözleşmelerini kanun gibi doğrudan doğruya ve emredici olarak etkilemesi esası ortaya konmaktadır.
Toplu iş sözleşmesinin yorumunda, kural olarak, tarafların sözleşmenin yapılması sırasındaki ortak ve gerçek iradelerinin araştırılması, temelinin dürüstlük kuralında bulan “güven prensibi”ninin dikkate alınması, ayrıca, yalnız sözleşmenin ilgili hükmünün değil, maddenin ve hatta sözleşmenin tümünün göz önünde tutulması ve sadece işçilerin yararına olacak bir yorum tarzını benimsemeden, objektiflikten uzaklaşmadan sonuca gidilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Toplu iş sözleşmesinin normatif hükümlerinin iş sözleşmesine doğrudan doğruya ve emredici etkisi
İş sözleşmesi taraflarının ayrıca anlaşmalarına gerek kalmadan, toplu iş sözleşmesi kapsamına giren işçilerin iş sözleşmeleri sözleşmenin normatif hükümlerinden doğrudan doğruya (otomatik olarak) etkilenir. Bu durum, kanunun yarattığı, toplu iş sözleşmesine özgü bir niteliktir.
Normatif hükümlere aykırı iş sözleşmesi hükümlerinin, iş sözleşmesinin tümünün kesin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmasını önlemek için, bunu ifade etmekten kaçınılmış ve iş sözleşmesindeki sözleşmeye aykırı hükümlerin yerini toplu iş sözleşmesi hükümlerinin alacağı belirtilmiştir.
Yargıtaya göre, toplu iş sözleşmesinin kısmi hükümsüzlüğü her zaman her ilgili tarafından ileri sürülebilir. Bu tespit davası şeklinde olabileceği gibi, eda davasına da konu oluşturabilir.
2. İŞ SÖZLEŞMESİNDEKİ BOŞLUKLARA TİS İN UYGULANMASI
İş sözleşmesinde düzenlenmeyen hususlarda TİS deki hükümlerin uygulanması gerektiği kabul olunmalıdır.
3. İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞÇİ YARARINA OLAN HÜKÜMLERİNİN GEÇERLİLİĞİ İLKESİ
1. Yasal düzenleme ve anlamı
TİS de iş sözleşmesine aykırı hükümlerin bulunması halinde iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir.
Yargıtaya göre, işyerinde iş sözleşmesi ve TİS ikileminin ortaya çıkması halinde işçinin iş sözleşmesine dayanarak istediği haklar ya da benzerleri TİS de de düzenlenmişse, iş sözleşmesi süresi içinde bunlardan sadece işçi yararına olanının uygulanması, diğerinin uygulanmaması veya aradaki farka hükmedilmesi gerekir.
2.İlkenin amacı
İş sözleşmeleri ile işçiye TİS dışı hak ve menfaatlerin sağlanabilmesi düşüncesine dayanır. Bazen, iş sözleşmeleriyle bazı işçiler birçok konuda daha çok yarar elde etmiş veya edebilecek durumda olabilirler. Böyle bir olanağın sürdürülmesini önlememek için bu ilkenin konulması gerekli görülmüştür.
3. İlkenin uygulanma zamanı
İş sözleşmesinin TİS den önce veya sonra yapılmasının önemi yoktur. Şu halde, sözleşmenin var olmadığı zamanda veya eski sözleşmenin yürürlüğü sırasında yapılan bir iş sözleşmesindeki işçi yararına hükümle, yeni sözleşmeden sonra yapılan bir iş sözleşmesindeki işçi yararına hüküm hukuken aynı değerde ve niteliktedir.
4. İŞÇİLERE TİS İN ÜSTÜNDE HAKLAR SAĞLANMASI
İşçiye yararlılık ilkesi işverene TİS in üstünde çalışma koşulları sağlama borcu yüklememektedir. TİS in bu “düzeni sağlama fonksiyonu” ve bunun sonucu herkesin eşit koşullar altında çalıştırılması esası, ücret konusunda diğer çalışma koşullarındaki ölçüde uygulama yeri bulamaz. Gerçekten, ücret dışındaki çalışma koşulları bakımından işçiler arasında ayırım yapmak ve farklar yaratmak genellikle gerekli ve hatta çoğu zaman olanaklı da değildir. Ancak, ücret konusunda durum değişiktir. TİS ile saptanan ücretlerin üstünde, çalışma ve liyakata göre farklılık gösteren bir ücret sistemi uygulanabilir.
5. SONA EREN TİS İN ETKİSİ
1. Genel olarak
Sona eren TİS in iş sözleşmesine ilişkin hükümleri, yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder.
Yeni TİS in henüz yapılmadığı, eskisinin ise sona ermiş olduğu bir durumda, eski sözleşme ile sağlanmış olan hakların ortadan kalktığı ve artık boş bir alanın doğduğu düşüncesi akla gelebilir. Bunun sakıncalarını giderebilmek için yorum yoluyla bazı olumlu sonuçlara varılabileceği düşünülse bile bu sonuçların belirsizliği çalışma hayatında huzursuzluklar yaratabileceği gibi, istikrarı da bozabilir.
İşçilerin sözleşme ile kazandıkları durumun sürdürülmesini sağlamak için böyle bir yasal düzenleme yoluna gidilmesi düşünülmüştür. İşçinin işverence yapılacak tek taraflı bir değişiklikten zarar görmesini önleyici değil, düzenin istikrarsızlığından işverenin sıkıntıya düşmesini engelleyici, tarafların yeni sözleşmeyi yaparken üzerlerinde zamanın uzamasından doğabilecek bir baskıyı da ortadan kaldırıcı yararlar sağlamaktadır.
2. Sona eren TİS in etki alanı
İş sözleşmeleri bakımından
Sözleşmenin sona ermesi sırasında var olan iş sözleşmelerini etkileyeceği, sonradan yapılanları ise etkilemeyeceği kabul olunmalıdır. Söz konusu etkinin sürmesi için işçinin herhangi bir aidat ödeme yükümlülüğü yoktur.
TİS hükümleri bakımından
TİS in iş sözleşmesine ilişkin hükümlerinin, yenisi yürürlüğe girince kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam edeceği belirtilmiştir. TİS in borç doğurucu hükümlerinin sözleşmenin sona ermesiyle ortadan kalktığını kabul etmek gerekir.
Kıdem tazminatına ilişkin düzenlemenin sözleşmenin normatif hükümleri arasında yer aldığı ve ayrıca yeni TİS in yapılmasına kadar yürürlükte kalacak sözleşme hükümlerinin normatif niteliktekiler olduğu belirtilmiştir. TİS in normatif hükümlerinden sadece iş sözleşmelerinin muhtevası ve sona ermesi ile ilgili hükümleri yeni TİS yürürlüğe girinceye kadar devam edecek, iş sözleşmesinin yapılmasına ilişkin hükümleri ise TİS in bitimi tarihinde sona erecektir.
3. Sona eren TİS in etkileme süresi
İş sözleşmesi tarafları aralarında anlaşmak suretiyle iş sözleşmesi niteliğini kazanan eski sözleşme hükümlerini işçinin lehine veya aleyhine değiştirebilecek veya kaldırabileceklerdir. TİS hükümlerinin sonraya etkili olması mutlak bir şekilde kabul edilemez. Burada TİS de yer alan kararlaştırmaya göre sonuca varmak gerekir. TİS ile kararlaştırılan bazı haklar sözleşmede belirli bir süreceye veya tarihe bağlı kılınmamışsa, o takdirde bunlar sözleşmenin bitiminden sonra, yasal kural uyarınca, iş sözleşmesi hükmü olarak uygulanmaya devam edecektir. Buna karşılık, uygulanması sözleşmede belirli bir süre ya da tarih ile sınırlandırılmış olan hakların söz konusu olduğu durumlarda TİS hükümlerinin bu sınırlamayı aşacak biçimde sonraya etkili olacağı sonucuna varılamaz.
6. ESKİ VE YENİ TİS İLİŞKİLERİ
Yeni sözleşmenin yürürlüğe girmesine kadar eski sözleşme hükümlerinin devam edeceği yolundaki hükmü yeni sözleşme yürürlüğe girince eskisinin artık geçersiz sayılacağını kanıtlamaktadır.
BİR TİS VARKEN İKİNCİ BİR SÖZLEŞMENİN YAPILAMAMASI VE UYGULANAMAMASI
Aynı iş yerinde aynı dönem için, birden fazla TİS yapılamaz ve uygulanamaz. Yapılacak TİS önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez.
Anayasanın kaldırılmış bulunan 53. maddesi hükmünün gerekçesi göz önüne alınarak yukarıda sözü geçen ilkenin de kaldırılması halinde TİS düzeninde karışıklıkların ve önemli temel sorunların doğması beklenebilecektir.